Dolar : Alış : 5.3369 / Satış : 5.3465
Euro : Alış : 6.0714 / Satış : 6.0823

HAVA DURUMU
hava durumu

konya7°CKarla Karışık Yağmur

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 43 Kategoride 1139 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

KAYBEDİLMİŞ BİR YIL

19 Haziran 2013 - 211 kez okunmuş
Ana Sayfa » Anasayfa»KAYBEDİLMİŞ BİR YIL
KAYBEDİLMİŞ BİR YIL

2012-13 eğitim-öğretim yılını değerlendirmek amacıyla sendika binasında yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyen Eğitim -İş Konya Şube Başkanı Şükrü Balun, geçen sene olduğu gibi eğitimde bir yılın daha kaybedildiğini söyledi.

Bir eğitim öğretim yılı da tamamlanmış bulunuyor. Her şeyden önce büyük bir meşakkatle, fedakarca çalışan öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarının tamamını gösterdikleri başarı için kutluyoruz. Buradan tüm eğitim ve bilim çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum. Bizlere emanet edilen yavrularımızı, öğrencilerimizi ve memleketimizin geleceği olan gençlerimizi yıl boyu gösterdikleri gayret ve çaba için takdir ediyoruz. Bütün öğrencilerimizin tatili tatil gibi geçirebilmelerini, tatil boyu dinlenip, sanatla sporla ve kendilerini geliştirebilecekleri faaliyetlerle uğraşarak eğlenceli ve bol dinlenceli bir tatil geçirmelerini temenni ediyoruz. Velilerimize ise bizim öğrencilerimize, kendilerinin çocuklarına, yavrularına daha anlayışlı ve hoşgörülü davranmalarını, başarıyı ödüllendirmelerini, varsa başarısızlığı ise nedenleri ile analiz edip, yapıcı olmalarını öneriyoruz. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımız kendilerine dayatılan bu sınavlı sistemin çarkları arasında ezilmektedir. Mevcut sistem sorunları çözmekten, yavrularımızı, geliştirmekten uzaktır. İktidar eğitimin dinamik yapısı gereği doğurduğu sorunları çözmeyi bırakın, kendi uygulamaları ile sorunların kaynağında durmaktadır.

Başbakan’ın kısaca tanımını yaptığı “dindar ve kindar gençlik yetiştirme” amacı taşıyan, yine Başbakan tarafından kısaca 4+4+4 diye formüle edilen yasanın 1 yıllık uygulaması 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı ile birlikte geride kaldı. Siyasal iktidarın cumhuriyetimizin 90 yıllık eğitim birikimini yok sayarak hazırladığı yasa daha birinci yılında yalnız eğitim açısından değil, içerdiği amaçlar, yaratılmak istenen insan modeli yönünden de yıkım yasasına dönüşmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik ve sosyal statüsü en üst sıralarda olan öğretmenler, AKP iktidarı döneminde, itibarsızlaştırılmış, açlık sınırına yakın bir ücrete mahkum edilmiştir. OECD‘nin “Bir Bakışta Eğitim Raporu 2012”ye göre Türkiye‘deki öğretmenler, diğer ülkelerdeki öğretmenlere göre çok daha fazla çalışmaktadır. Ülkemizde öğretmenin yıllık zorunlu çalışma süresi 1816 saat iken, OECD ülkelerinde, bu süre ortalama 1675 saattir. Türkiye’de öğretmenler, OECD ortalamasından her yıl yaklaşık 140 saat daha fazla çalışmakta; söz konusu fazla çalışmaya karşılık, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha düşük ücret almaktadır. Öğretmenlere Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrenci velileri ve öğrencilerin şikâyetlerini dinlemek üzere kurmuş olduğu Alo 147 hattı, Bakanlığın öğretmenleri itibarsızlaştırma ve haklarında soruşturma açma kanalı olarak kullanmaktadır. Önceki Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in açıklamasına göre Alo 147 hattına ayda ortalama 80 bin şikâyet gelmekte ve bu şikayetler idareler tarafından ciddiye alınarak soruşturma işlemleri başlatılmaktadır. Savunma hakları ellerinde alınan öğretmenler ve okul idarecileri üzerinde baskı oluşturularak daha itaatkâr olmaya zorlanmaktadır. Ayrıca hattın hizmete girmesiyle birlikte öğretmene yönelik şiddet olayları da artmıştır. On Binlerce Öğretmen Norm Fazlası Durumuna Düşürülmüştür. Siyasi iktidarın apar topar hayata geçirdiği 4+4+4 eğitim sistemi nedeniyle binlerce öğretmen norm fazlası durumuna düşmüştür. Branşlarını değiştiren sınıf öğretmenleri yeni alanlarına uyum sağlayamamaktan şikâyet etmektedir. Öğretmenlerin mağduriyeti sadece bununla sınırlı kalmamış özür grubu atamalarının yılda bir kez yapılması yaşanan sorunları daha da derinleştirmiştir. MEB’in 2013 Bütçesi İflas Etmiştir. Yıllardır eğitime en çok pay ayırdığını iddia eden AKP hükümeti, sadece zorunlu harcamaları karşılayan bir bütçe hazırlayarak eğitim harcamalarının yükünü yine velilerin ve hayırsever vatandaşların sırtına yüklemiştir. Bütçeden eğitime ayrılan pay artırılmış gibi görünse de MEB bütçesinin büyük bölümü personel giderlerine ayrılmıştır.

Bütçeden, yatırımlara ayrılan pay sürekli düşmüş, 2002’de yatırımlara yüzde 17 pay ayrılırken 2013’te bu oran yüzde 8’lere gerilemiştir. Eğitimde 4+4+4 dayatmasının 4 yıllık maliyetinin 40 milyar TL olduğu düşünüldüğünde, 2013 bütçesinde öngörülen rakamlarla kronik hale gelen alt yapı sorunları, personel ve öğretmen açıkları gibi sorunları çözmek mümkün görünmemektedir. Bütçede, eğitimin geliştirilmesine ve planlanmasına da yeterince kaynak ayrılmamıştır. Görünen o ki eğitimi devletin sırtında bir yük olarak gören AKP hükümeti, eğitim kurumlarını birer ‘ticarethaneye’, okul müdürlerini ‘tüccara’, öğrenci velilerini ise ‘müşteri’ durumuna düşürmektedir. Öngörülen milli eğitim bütçesi ile okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yüksek öğretimde okullaşma oranını yukarı çekmek olanaksızdır. Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte okul, derslik ve öğretmen açığı büyümektedir. 2013-2014 eğitim öğretim yılı için ilköğretimde ek derslik ihtiyacı 36 bin 45, maliyeti ise 6 milyar 325 milyon TL’dir. Liselerde ek derslik maliyetinin de 14 milyar 958 TL olduğunu dikkate alırsak, MEB bütçesinde yatırımlara ayrılan 3 milyar 952 bin TL’lik payın ne kadar yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Zorunlu eğitimin 8 yıldan kademeli olarak 12 yıla çıkarılması ortaokulun ardından öğrencilerin açık liseye geçerek eğitime devam etmesinin yolunu açmış, bu durum özellikle erken yaşta mesleğe yönlendirilip, çalışma hayatına giren çocuklar açısından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, 2012-2013 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde toplam 136 bin 115 öğrenci örgün eğitimden ayrılarak okulu bırakmıştır. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı 4+4+4 düzenlemesi ile zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarıldığını iddia etse de veriler eğitimin gerçek anlamda 12 yıl olmamıştır. Sonuç olarak, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı eğitim bakımından kaybedilmiş bir yıldır. Bakanlık, uygulamalarıyla milli eğitimden bilim ve pedagoji ile ulusal değerleri kapı dışarı etmiş, Milli Eğitim Bakanlığı adeta Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir birim haline getirilmiştir.

Şükrü BALUN

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı

IMGP1691 IMGP1696 IMGP1717

 

Basında Yıl Sonu değerlendirmemiz için tıklayınız

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :