Dolar : Alış : 7.1357 / Satış : 7.1485
Euro : Alış : 8.6774 / Satış : 8.6930

HAVA DURUMU
hava durumu

konya11°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 45 Kategoride 1276 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Öğretmen Okulları 165 Yaşında

15 Mart 2013 - 371 kez okunmuş
Ana Sayfa » Anasayfa»Öğretmen Okulları 165 Yaşında
Öğretmen Okulları 165 Yaşında

BASINA VE KAMUOYUNA

Bugünkü anlamda öğretmen yetiştiren ilk kurum, ortaokul öğretmeni yetiştirmek üzere 16 Mart 1848 yılında kurulan erkek öğretmen okulu (Darül Müallimin) idi. Daha sonra, 1870’de kız okullarının öğretmen ihtiyacını karşılamak için İstanbul’da Kız Öğretmen Okulu açılır.

Kurtuluş Savaşı sürerken Atatürk ilk Milli Eğitim Kurultayı’nı Ankara’da toplamış ve bizzat katılmıştır. Bu kurultayda “100 yıllarca süren derin bir umursamazlığın devlet yapısında açtığı yaraları sarmak için gerekli olan çabaların en büyüğünü, hiç kuşkusuz eğitim alanında esirgemeden göstermek gerekir” diyerek milli eğitim politikasının esaslarının belirlenmesini sağlamıştır.

Ülke toprakları işgal edildiğinde kadın erkek genç yaşlı bütün öğretmenler işgale karşı çıkmış, ülkenin kurtuluşunda en ön sıralardaki yerlerini de almışlardır.

13 Mart 1924 yılında çıkarılan 439 sayılı orta tedrisat muallimleri kanunu ile öğretmenlik, yüksek öğretmen, ortaöğretim ve ilköğretim öğretmenliği olarak üç bölüme ayrılmıştır. Cumhuriyet döneminde orta öğretim kurumlarına öğretmen yetiştirilmesinin ilk somut adımı; ortaokul ve dengi okullara öğretmen, ilköğretim müfettişi, öğretmen okullarının uygulama okullarına müdür yetiştirmek için 1926’da Konya’da orta öğretmen okulunun açılmasıyla atılmıştır. 1927-1928 öğretim yılı başında Ankara’ya taşınan okul, 1935’de Gazi Orta Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsüne dönüştürülmüştür.

Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucuları olan; Mustafa Necati, Saffet Arıkan, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç gibi Cumhuriyetin devrimci eğitim önderlerinin başlattığı atılım ve aydınlanma hareketi, genç cumhuriyetin ihtiyaç duyduğu teknik bilgi ve donanıma sahip öğretmenlerin yetiştirilmesini sağlamıştır. Bunun en özgün örneği ise 1940-1954 yılları arasında Köy Enstitüleri olmuştur.

Özgün söyleşiyle Köy Enstitüleri; Anadolu köylüsünü, dogmatik uykusundan uyandırarak bağımsızlaştırma ve özgürleştirme eylemidir. Burada Ulu Önder Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”sözü rehber olarak yaşama geçirilmiştir. Her türden gericiliğe ve bağnazlığa, içerden ve dışardan gelebilecek olan emperyalist saldırılara karşı, tam bağımsızlık fikrini bilince geçiren Köy Enstitüleri, Anadolu köylüsünün üzerine bir ışık gibi doğmuştur. Köy Enstitüleri, Kaf Dağı’nın arkası kadar uzak olan eğitimin, köylünün ayağına getirilişidir.

Ama ne yazık ki, adı demokrat olan bir parti bu okulları 1954 yılında değişik gerekçeler göstererek kapatmıştır. Köy Enstitülerinin kapatılması aynı zamanda ilerici, devrimci ve cumhuriyetçi anlayışa karşı atılan ilk adımdır. Bu da ülkede var olan, Atatürk devrimlerini içine sindiremeyen, gericilerin ve emperyalistlerin karşı devrimci sürecini başlatmıştır.

1970-1971 Yılında ilköğretmen okullarının süresi 7 yıla çıkarılmış, 1974 yılında da öğretmen okullarının bir kısmı iki yıllık eğitim enstitülerine dönüştürülmüştür. Bir kısmı kapatılmış, bir kısmının da programı liselere göre değiştirilerek öğretmen liseleri haline getirilmiştir. Öğretmen Liselerinin öğretmen yetiştirmeyle hiç bir ilgisi kalmamış ve böylece öğretmen kaynağı kökünden kurutulmuştur. 1976 yılında  sayıları elliyi bulan eğitim enstitüleri en düşük puanları alan öğrencilerin başvurduğu yer haline gelmiştir. 1970 yıllarda uygulanan mektupla öğretmen yetiştirme uygulaması ise öğretmenlik açısından tarihimizin en büyük yanılgılarından biri olmuştur.

1982 yılından itibaren ise 41 sayılı kararnameyle öğretmen yetiştiren kurumlar üniversitelere bağlanmış ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Öğretmen Okulları Genel Müdürlüğü kaldırılmıştır.  Bu okulların bağlı olduğu ve adında milli sözcüğü olan Milli Eğitim Bakanlığı, bugün de olduğu gibi milli niteliğinden uzaklaşmış, sanki siyasi partilerin elindeki bir KİT’e dönüşmüştür.

Başta öğretmen okullarından mezun olanlar, olmak üzere ülkenin gelişmesine, aydınlanmasına hizmet eden tüm öğretmenleri saygıyla anıyor, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen yetiştirme politikalarını çağın gereklerini de dikkate alarak yeniden düzenlenmesini bekliyoruz.

 

Şükrü BALUN

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı

 

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar