Dolar : Alış : 18.5550 / Satış : 18.5885
Euro : Alış : 18.4388 / Satış : 18.4720

HAVA DURUMU
hava durumu

konya

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 47 Kategoride 1379 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ÖĞRETMEN BİTERSE, GELECEK BİTER!

31 Ağustos 2022 - 18 kez okunmuş
Ana Sayfa » Anasayfa»ÖĞRETMEN BİTERSE, GELECEK BİTER!
ÖĞRETMEN BİTERSE, GELECEK BİTER!

ÖĞRETMEN BİTERSE, GELECEK BİTER!

Bizler, Cumhuriyet aydınlanmasının ve onun önderi Başöğretmenimiz Mustafa Kemal

Atatürk’ün ve devrimlerinin yılmaz savunucusu eğitimcileriz. Bizler geleceğin mimarlarıyız.

Bizler öğretmenleriz.

Ve ne acıdır ki bugün burada mesleğimizin itibarını, emeğimizin onurunu korumak için

bulunuyoruz.

Çünkü 20 yıldır öğretmenliğe sistematik olarak itibar suikasti düzenleyenler, haklarını gasp

edenler; bu kez hakaret niteliğindeki sözde meslek kanunuyla en büyük saldırıyı yapmaya

girişmişlerdir.

Öğretmene danışılmaya bile lütfedilmeden, kuytu köşelerde yandaş sendikadan olur alınarak,

Saray’dan inme biçimde hayatımıza sokulan Öğretmenlik Meslek Kanunu, bizlerin

sorunlarını iyileştirmek bir yana dursun; omzumuzdaki yükleri ağırlaştıracak ve mesleğimizi

itibarsızlaştıracaktır.

İktidar, torba yasalardan da aşina olduğumuz bir taktikle, bu meslek kanununda da en büyük

felaketleri en parlak paketlerle sarmalama yöntemine gitmiştir. Öğretmene müjde olarak

sunulan meslek kanununun aslında ne olduğunu sendikamız ilk günden beri en gür şekilde

anlatmıştır:

– Bu kanun hukuksuzdur. Çünkü öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği olduğunun altını

çizen ilgili yasalarla çelişmektedir. Hukuksuzdur çünkü her öğretmen uzmandır ve

uzmanlık belgesi de diplomasıdır. Hukuksuzdur çünkü hayata geçerse eşit işe eşit

ücret ilkesi okullarda tamamen tarihe karışacaktır. Hukuksuzdur çünkü, hukukun

temel ilkeleri gereğince kazanılmış haklar geri alınamaz. Nasıl bir gecede

mühendislere artık teknikersiniz denemiyorsa, öğretmenlere de artık uzman değilsiniz

denemez!

 

– Bu kanun adaletsizdir. Kanun zaten sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye kategorize

edilerek sömürülen öğretmenleri bu kez de uzman öğretmen, başöğretmen diye

bölmeyi hedeflemektedir.

– Bu kanun tehlikelidir çünkü tahribatı sadece öğretmenlere değil tüm eğitim sistemine

yönelik olacaktır. Öğrenciler ve veliler dahi, hangi unvana sahip öğretmenlerin

sınıfında eğitim gördüğüne göre ayrışacaktır. Buradan suni bir rekabet ve muhtemeldir

ki tıpkı bağış adı altında toplanan kayıt paraları gibi, illegal bir ekonomi doğacaktır.

– Bu kanun hadsizdir çünkü her şeyden önce bu ülkenin bir tane Başöğretmeni olduğu

ve bizim muradımızın da O Başöğretmen’in unvanını paylaşmak değil O’nun mirasına

sahip çıkmak olduğu gerçeğini hiçe saymaktadır. Hadsizdir çünkü daha eğitimci bile

değilken Milli Eğitim Bakanı olmayı kabul etmiş, en yakın kadrolarına tahsili alakasız

insanları atamış bir zatın, öğretmenin “yeterliliğine” dair ahkam kesmesi kabul

edilemez. Kanunun dayattığı bu sınavların adında “yeterlilik” kelimesinin kullanılması

bile öğretmene üsten bakışın bir göstergesidir. Bu kanun hadsizdir çünkü Başöğretmen

Atatürk’ün gelecek nesilleri emanet edecek kadar güvendiği öğretmenlerin yeterlilik

adı altında ezberlerini ölçmeye çalışmaktadır.

Oysa öğretmenlerin yeni unvanlara değil, insanlık onuruna yaraşır bir ücretle çalışmaya,

liyakatsizce atanan yöneticilerin mobbinglerinden ve keyfi soruşturmalarından kurtulmaya,

Anayasal bir hak olan güvenceli istihdama erişmeye, uydurulmuş kriterlere değil kıdeme göre

ücret artışı almaya, öğrencilerini iktidarın sırtını sıvazladığı tarikatların elinden almaya

ihtiyacı vardır. Öğretmenin eve boynu bükük, sınıfa düşünceli bir şekilde girmemeye ihtiyacı

vardır.

Milli Eğitim Bakanı’nın itiraf ettiği üzere, yandaş sendikanın “sınavsız olmasın” diye akıl

verdiği bu meslek kanununa karşı sendikamız ilk günden beri itirazı en güçlü örgütleyen adres

olmuştur.

Tüm eğitim sendikalara çağrı yaptık, Meclis’te kanun görüşülürken “öğretmene parmak

sallanmayacağını” en net biçimde anlattık, MEB’in telefonlarını, maillerini raporlarımızla

kilitledik, defalarca basın açıklaması yaptık; şimdi bu kanun hala durmuyorsa bilinsin ki biz

de durmuyoruz:

 Bugün itibariyle Türkiye genelinde tüm şube ve temsilciliklerimize “Öğretmene

saygı” yazılı pankartlarımızı astık. Pankartlarımız bu utanç tablosu ortadan kalkıncaya

dek asılı kalacak.

 

 1 Eylül’de, sendikal olarak tarihi önderimiz olan Fakir Baykurt’un Burdur

Yeşilova’daki köyünde, sendikamızın onun adına yaptırdığı rölyefin önünde, Genel

Başkanımız, MYK üyelerimiz ve çevre illerdeki şube ve temsilciliklerinin katılımıyla

düzenleyeceğimiz kitlesel basın açıklamamızla mücadelemize hız vereceğiz. Daha

kanun ilk gündeme geldiği gün yaktığımız mücadele ateşini büyüteceğiz! Mücadele

önderimiz Fakir Baykurt’un dediği gibi yalvarmayıp ders verecek, genel başkanımızın

dediği gibi öğretmene parmak sallanmayacağını göstereceğiz!

 2 Eylül’de İzmir’de, 3 Eylül’de İstanbul’da, 5 Eylül’de Samsun’da, 7 Eylül’de

Diyarbakır’da yine Genel Başkanımız ve MYK ile çevre illerdeki şube ve

temsilciliklerimizin katılımıyla kitlesel eylemler düzenleyeceğiz.

 9 Eylül’de kitlesel olarak Anıtkabir’e yürüyecek, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal

Atatürk’e saygı ziyaretinde bulunacağız. Cumhuriyet kavramlarının içini boşaltma

gayretindekilere, bu ülkenin sadece bir tane Başöğretmeni olduğunu göstereceğiz!

 Yine 9 Eylül’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması yapacak,

hakaret niteliğindeki bu meslek kanununu kabul etmeyeceğimizi yüzlerine

haykıracağız!

 Çalışma alanımız olan okulları da mücadelemizin bir parçası haline getireceğiz. 5-9

Eylül arasında tüm üyelerimiz okullara “mesleğimiz onurumuzdur” yazan kokartlarla

gidecek ve yine aynı tarihler arasında düzenlenecek olan öğretmenler kurul

toplantılarında meslek kanununa karşı bir metin okunup tutanaklara geçirilecek. 12-16

Eylül arasında ise öğretmenlerimiz okullarına “Her öğretmen uzmandır” yazan

kokartlarla gidecek.

Bilinsin ki mesleğimize hakaret, emeğimize saldırı niteliğindeki bu meslek kanunu geri

çekilmedikçe ya da biz eğitim emekçilerinin talepleri doğrultusunda yeniden

düzenlenmedikçe, mücadelemizin yoğunluğunu artırmaktan da üretimden gelen gücümüzü

kullanmaktan da geri durmayacağız!

Öğretmene saygı, öğretmenliğe itibar istiyoruz ve alacağız!

Unutulmasın ki bu, sadece öğretmenlik için verilen bir mücadele değildir. Öğretmenin itibarlı

olmadığı bir eğitim sisteminin itibarı olamaz. O yüzden çocuğu için itibarlı bir eğitim, ülkesi

için itibarlı bir eğitim sistemi isteyen tüm yurttaşları truva atını aratmayan bu meslek

kanununa karşı verdiğimiz mücadelemize desteğe davet ediyoruz.

Hayatımıza sokulan bu garabet, öğretmenlik meslek kanunu değil öğretmenlik mesleğini

bitirme kanunudur. Öğretmen biterse gelecek biter!

Özgür Ulaş YİĞİT

Eğitim İş Konya Şube Başkanı

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :